Yükleniyor...
Yükleniyor...
Fizyoterapi, dil ve konuşma terapisi ve ergoterapi ile tedavi edilen hastalıkları, tedavi yöntemlerini ve rehabilitasyon süreçlerini keşfedin. Toplam 249 durum.
249 sonuç
Servikal disk hernisi, boyun vertebraları arasındaki intervertebral diskin posterolateral veya posterior herniasyonuyla sinir kökleri ya da omuriliğe baskı oluşturmasıdır. En sık C5-C6 ve C6-C7 seviyelerinde görülür. Servikal radikülopati ile prezente olur; miyelopati bulguları varlığında cerrahi değerlendirme gerektirir.
Adhesive kapsülit, glenohumeral eklem kapsülünün fibrotik kalınlaşması ve kontraktürü sonucu progresif hareket kaybı ve ağrı ile karakterize bir durumdur. Hastalık 3 evrede seyreder: Faz 1 (donma — ağrı baskın, 2-9 ay), Faz 2 (donuk — sertlik baskın, 4-12 ay), Faz 3 (çözülme — kademeli iyileşme, 5-24 ay).
Diz osteoartriti (OA), artiküler kıkırdağın progresif kaybı, subkondral kemik remodellingi, osteofit oluşumu ve sinoviyal inflamasyonla karakterize kronik dejeneratif eklem hastalığıdır. Dünya genelinde engelliliğin önde gelen nedenlerinden biridir. OARSI ve EULAR kılavuzları egzersiz tedavisini birinci basamak yaklaşım olarak önermektedir.
Skolyoz, omurganın koronal düzlemde 10° ve üzerinde lateral eğrilik göstermesiyle (Cobb açısı ≥10°) tanımlanan üç boyutlu deformitesidir. Adölesan idiopatik skolyoz (AIS) tüm vakaların %80'ini oluşturur ve kızlarda 8 kat daha sık progresyon gösterir. SOSORT (Society on Scoliosis Orthopaedic and Rehabilitation Treatment) kılavuzları fizyoterapötik spesifik egzersizleri birinci basamak tedavi olarak önerir.
İnme (stroke), beyin kan akımının ani kesilmesi (iskemik — %85) veya damar rüptürü (hemorajik — %15) sonucu fokal nörolojik defisit gelişmesidir. Dünya genelinde engellilik nedenlerinden birincisidir. Nöroplastisite prensipleriyle yoğun, görev-odaklı, tekrarlayıcı rehabilitasyon nörolojik iyileşmenin temelini oluşturur. İlk 3 ay 'altın dönem' olarak kabul edilir.
Multiple Skleroz (MS), merkezi sinir sisteminde (beyin ve omurilik) miyelin kılıfın otoimmün yıkımıyla karakterize kronik, inflamatuar, demiyelinizan bir hastalıktır. Relapsing-remitting MS (RRMS) en yaygın formudur (%85). Genç erişkinlerde (20-40 yaş) görülür ve kadınlarda 2-3 kat daha sıktır. Egzersiz artık MS tedavisinin temel bileşenidir (Latimer-Cheung, 2013).
Parkinson hastalığı (PH), substantia nigra pars compacta'daki dopaminerjik nöronların progresif kaybı ve Lewy cisimciklerinin (α-sinüklein agregatları) birikimi ile karakterize ikinci en sık nörodejeneratif hastalıktır. Kardinal motor bulgular: bradikinezi, rijidite, istirahat tremoru ve postüral instabilitedir. LSVT BIG ve tango/dans terapisinin motor semptomlar üzerindeki etkinliği yüksek kanıt düzeyinde gösterilmiştir.
Omurilik yaralanması (OY), omuriliğin travmatik veya non-travmatik nedenlerle hasar görmesi sonucu yaralanma seviyesinin altında motor, duyusal ve otonomik fonksiyon kaybına yol açan yıkıcı bir durumdur. ASIA (American Spinal Injury Association) sınıflamasına göre A (komplet) — E (normal) arasında derecelendirilir. Rehabilitasyon yaşam kalitesi ve bağımsızlık düzeyinin en önemli belirleyicisidir.
Ön çapraz bağ (ACL) yaralanması, dizin en sık görülen ciddi bağ yaralanmasıdır. ACL tibianın anteriora translasyonunu ve dizin iç rotasyonunu kontrol eder. Yaralanma mekanizması çoğunlukla temassız (non-contact) pivot, deselarasyon ve valgus stresdir. Kadın sporcularda insidans erkeklere göre 2-8 kat fazladır (hormonal, anatomik ve nöromusküler faktörler). Rehabilitasyon kriterleri karşılanmadan spora dönüş re-rüptür riskini artırır.
Menisküsler diz ekleminde yük dağılımı, şok absorpsiyonu, stabilite ve propriosepsiyon sağlayan C-şeklinde fibrokartilaj yapılardır. Yırtıklar travmatik (genç sporcularda) veya dejeneratif (40+ yaş — komorbid OA ile) olabilir. Vasküler zon (kırmızı-kırmızı, kırmızı-beyaz, beyaz-beyaz) yırtığın iyileşme potansiyelini ve tedavi kararını belirler. ESSKA (European Society for Sports Traumatology) kılavuzları menisküs koruyucu yaklaşımı önermektedir.
Aşil tendonu insan vücudunun en güçlü ve en kalın tendonudur (gastrocnemius + soleus → kalkaneus). Aşil tendinopatisi ve Aşil tendon rüptürü iki ana klinik tablo oluşturur. Tendinopatide Alfredson eksantrik egzersiz protokolü altın standart konsarvatif tedavidir (1998'den beri). Rüptür genellikle 30-50 yaş rekreasyonel sporcularda görülür.
Rotator manşet (supraspinatus, infraspinatus, teres minör, subskapularis) glenohumeral eklemi dinamik olarak stabilize eden dört kas-tendon birimidir. Yaralanmalar tendinopati, parsiyel yırtık ve tam kat yırtık spektrumunda değerlendirilir. Supraspinatus en sık etkilenen tendondur (%95). 50 yaş üstünde asemptomatik yırtık prevalansı %20-50'dir. Egzersiz temelli rehabilitasyon birçok hasta için cerrahiye eşdeğer sonuç verir (Kuhn 2013).
Tendinopati (eski adıyla tendinit), tendonlarda aşırı kullanım sonucu oluşan dejeneratif patolojidir. Histopatolojik olarak inflamasyondan çok kollajen dezorganizasyonu, neovaskülarizasyon ve hücresel değişiklikler hakimdir — bu nedenle modern terminolojide 'tendinopati' tercih edilmektedir. En sık Aşil, patellar, lateral epikondil (tenisçi dirseği) ve rotator cuff tendonlarında görülür. Tedavide progresif yükleme altın standarttır.
Serebral palsi, gelişmekte olan fetal veya infant beyninde oluşan non-progresif lezyona bağlı kalıcı hareket ve postür bozukluğudur. Motor bozukluklar genellikle duyusal, algısal, bilişsel, iletişim ve davranış problemleriyle eşlik eder. GMFCS (Gross Motor Function Classification System) ile 5 seviyede sınıflandırılır. Kanıta dayalı müdahaleler arasında yoğun görev-odaklı eğitim ve CIMT öne çıkar.
Spina bifida, embriyonel dönemde (gestasyonun 3-4. haftası) nöral tüpün kapanma defekti sonucu oluşan konjenital malformasyondur. Spina bifida occulta (asemptomatik, %10 popülasyon), meningosel ve miyelomeningosel (en ağır form — omuriliğin dışarı taşması) olmak üzere sınıflandırılır. Folik asit suplementasyonu defekt riskini %50-70 azaltır. Fizyoterapi yaşam boyu fonksiyonel bağımsızlığın temelini oluşturur.
Konjenital musküler tortikollis (KMT), sternokleidomastoid (SKM) kasının tek taraflı kısalması veya fibrozu nedeniyle başın etkilenen tarafa lateral fleksiyon ve karşı tarafa rotasyon postürü aldığı yenidoğan döneminin en sık musküloskeletal bozukluğudur. Erken fizyoterapi ile hastaların %90-95'i tam düzelme gösterir. Tedavisiz bırakıldığında kraniyofasiyal asimetri (deformasyonel plagiosefali) riski yüksektir.
KOAH, kalıcı hava akımı kısıtlanması ile karakterize, önlenebilir ve tedavi edilebilir kronik akciğer hastalığıdır. Amfizem (parankimal yıkım) ve kronik bronşit (kronik öksürük ve balgam) alt tiplerini içerir. GOLD (Global Initiative for Chronic Obstructive Lung Disease) sınıflamasına göre I-IV evrede değerlendirilir. Pulmoner rehabilitasyon GOLD kılavuzunda en güçlü kanıt düzeyiyle (A) önerilen non-farmakolojik tedavidir.
Kalp yetmezliği (KY), yapısal veya fonksiyonel kardiyak bozukluk nedeniyle kalbin dokuların metabolik ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde kan pompalayamamasıdır. NYHA (New York Heart Association) sınıflamasına göre I-IV fonksiyonel sınıfta değerlendirilir. Kardiyak rehabilitasyon (faz I-III) mortalite, hastane yatışı ve yaşam kalitesi üzerinde kanıtlanmış faydalar sağlar (Cochrane 2019).
Long COVID (Post-COVID durum), akut SARS-CoV-2 enfeksiyonundan 4+ hafta sonra devam eden veya yeni gelişen multisistemik semptomlar bütünüdür. WHO tanımına göre 3+ ay semptom devamı ve alternatif tanı yokluğu gerekir. Post-COVID solunum rehabilitasyonu egzersiz toleransı, dispne ve yaşam kalitesi üzerinde kanıtlanmış fayda sağlar. Semptom bazlı pacing (enerji yönetimi) PEM (post-exertional malaise) riskini azaltmada kritik öneme sahiptir.
Fibromiyalji sendromu (FMS), yaygın kronik kas-iskelet ağrısı, yorgunluk, uyku bozukluğu ve bilişsel disfonksiyon (fibro-fog) ile karakterize merkezi sensitizasyon sendromudur. 2010/2011 ACR (American College of Rheumatology) kriterleri ile tanı konur. Kadınlarda 7-9 kat daha sık görülür. Aerobik egzersiz 2017 EULAR kılavuzunda tek ilaç-dışı 'güçlü' öneri düzeyinde tedavidir.
Lenfödem, lenfatik sistemin yetersizliği sonucu interstisyel alanda protein-zengin sıvının birikmesiyle oluşan kronik, progresif şişlik durumudur. Primer (konjenital lenfatik anomali) veya sekonder (kanser tedavisi, enfeksiyon) olabilir. Meme kanseri sonrası aksiller lenf nodu diseksiyonu en sık neden olup, %20-25 hastada gelişir. ISL (International Society of Lymphology) evrelemesi kullanılır. Komplet Dekonjestif Fizyoterapi (KDF) tedavinin temelini oluşturur.
Temporomandibular bozukluklar (TMD), çene eklemini (TME), çiğneme kaslarını ve ilişkili yapıları etkileyen heterojen bir grup musküloskeletal bozukluğu kapsar. DC/TMD (Diagnostic Criteria for TMD) sınıflaması 3 ana grupta değerlendirir: miyofasiyal ağrı, disk deplasmanı ve artralji/artrit. Kadınlarda 2-3 kat daha sık görülür. Çoğu vaka konservatif tedaviyle başarıyla yönetilir.
İnme veya beyin hasarı sonrası dili anlama ve/veya ifade etme yetisinin kısmen ya da tamamen kaybedilmesi.
Konuşma kaslarının nörolojik hasar nedeniyle zayıflaması veya koordinasyon bozukluğu sonucu anlaşılırlığın düşmesi.
Yutma fonksiyonunun nörolojik veya yapısal nedenlerle bozulması; aspirasyon pnömonisi riski taşır.
Çocuğun yaşına uygun dil ve konuşma becerilerini beklenen zamanda kazanamaması.
Konuşmanın akıcılığını bozan tekrar, uzatma ve blokaj şeklinde kendini gösteren iletişim bozukluğu.
Sesin kalitesi, tonu veya yüksekliğinde organik ya da fonksiyonel nedenlerle oluşan anormallikler.
Konuşma seslerinin doğru üretilememesi veya ses kalıplarının yaşa uygun olgunlaşmaması.
Otizm spektrum bozukluğuna eşlik eden pragmatik dil, sosyal iletişim ve sözsüz iletişim güçlükleri.
Motor planlama bozukluğu sonucu konuşma seslerini istemli olarak koordine etmede yaşanan güçlük.
Gırtlak kanseri nedeniyle larenjektomi geçiren bireylerde alternatif ses üretim yöntemlerinin öğretilmesi.
İnme sonrası giyinme, yemek yeme, kişisel bakım gibi günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığın yeniden kazanılması.
Travma, cerrahi veya nörolojik hasar sonrası el ve kolun fonksiyonel kapasitesinin ergoterapiyle iyileştirilmesi.
Beyin tarafından duyu bilgilerinin düzensiz algılanması ve organize edilmesi sonucu oluşan işlevsel güçlükler.
Çocuklarda motor koordinasyonun yaşa uygun gelişmemesi sonucu günlük aktivitelerde yaşanan güçlükler.
İlerleyici kognitif kayıp yaşayan bireylerde günlük işlevsellliğin mümkün olduğunca korunması ve çevresel adaptasyon.
Romatoid artritte eklem deformitelerinin önlenmesi, enerji koruma ve adaptif ekipman kullanımı eğitimi.
Otizmli bireylerde duyusal entegrasyon, ince motor beceriler ve günlük yaşam becerileri geliştirme.
Omurilik yaralanması sonrası tekerlekli sandalye kullanımı, ev/iş modifikasyonu ve bağımsız yaşam becerileri eğitimi.
Ağır yanık sonrası kontraktür önleme, skar doku yönetimi, basınç giysi uygulaması ve fonksiyonel geri kazanım.
Hastalık veya yaralanma sonrası işe dönüş sürecinde iş analizi, ergonomik düzenleme ve mesleki uyum programları.
Plantar fasiit, ayak tabanında topuk kemiğinden parmaklara uzanan plantar fasyanın aşırı yüklenmeye bağlı dejeneratif ve inflamatuar bozukluğudur. Erişkinlerde topuk ağrısının en yaygın nedenidir ve genellikle konservatif tedaviye iyi yanıt verir.
Karpal tünel sendromu, median sinirin el bileğindeki karpal tünel içinde sıkışmasıyla ortaya çıkan, en sık görülen periferik tuzak nöropatisidir. El ve parmaklarda uyuşma, karıncalanma ve güçsüzlükle seyreder.
Medial epikondilit, dirseğin iç kısmındaki ortak fleksör-pronator tendon kökeninin aşırı yüklenmeye bağlı dejeneratif tendinopatisidir. Kavrama ve el bileği fleksiyonuyla artan iç dirsek ağrısıyla seyreder.
Lateral epikondilit, dirseğin dış kısmındaki ortak ekstansör tendon kökeninin (özellikle ECRB) aşırı yüklenmeye bağlı dejeneratif tendinopatisidir. El bileği ekstansiyonu ve kavrama ile artan dış dirsek ağrısıyla seyreder.
De Quervain tenosinoviti, başparmak tarafındaki el bileği tendonlarını (APL ve EPB) saran kılıfın inflamasyonu/kalınlaşmasıdır. Başparmak ve el bileği hareketleriyle artan ağrıyla seyreder.
Patellofemoral ağrı sendromu, diz kapağı çevresinde özellikle merdiven inme-çıkma, çömelme ve uzun süre oturma ile artan ön diz ağrısıdır. Genç ve aktif bireylerde sık görülür.
Ayak bileği burkulması, en sık görülen kas-iskelet yaralanmalarından biridir ve genellikle ayağın içe dönmesiyle (inversiyon) dış yan bağların zorlanması sonucu oluşur. Erken rehabilitasyon nüksü azaltır.
Subakromiyal ağrı sendromu (sıkışma), rotator manşet tendonları ve subakromiyal bursanın akromion altında baskılanmasıyla ortaya çıkan, kol kaldırma ile artan omuz ağrısıdır.
Büyük trokanterik ağrı sendromu, kalçanın dış kısmında gluteus medius/minimus tendinopatisi ve/veya bursit kaynaklı ağrıdır. Yan yatma ve yürümeyle artar.
Lomber spinal stenoz, omurga kanalının daralmasıyla sinir yapılarının baskılanması sonucu, yürümekle artan bacak ağrısı ve nörojenik kladikasyo ile seyreden, sıklıkla yaşlı bireylerde görülen bir durumdur.
Kalça osteoartriti, kalça ekleminde kıkırdak yıkımı ve eklem değişiklikleriyle seyreden dejeneratif bir hastalıktır. Kasık-kalça ağrısı ve hareket kısıtlılığıyla seyreder; egzersiz ilk basamak tedavidir.
Sakroiliak eklem disfonksiyonu, leğen kemiği ile omurganın birleştiği sakroiliak eklemden kaynaklanan, kalça ve bel alt bölgesinde ağrıya yol açan bir durumdur.
Piriformis sendromu, kalçadaki piriformis kasının siyatik siniri irrite etmesiyle kalça ve bacağa yayılan ağrı oluşturan bir durumdur. Bel fıtığı kaynaklı siyatalji ile karışabilir.
İliotibial bant sendromu, koşucularda ve bisikletçilerde sık görülen, dizin dış kısmında tekrarlayan sürtünme ve aşırı yüklenmeye bağlı ağrı oluşturan bir overuse yaralanmasıdır.
Servikal spondiloz, boyun omurlarında yaşa bağlı dejeneratif değişikliklerle (disk, faset eklem) seyreden, boyun ağrısı ve sertliğiyle giden yaygın bir durumdur.
Bell paralizisi, yüz sinirinin (fasiyal sinir) ani ortaya çıkan tek taraflı periferik felcidir. Yüzün bir yarısında kas zayıflığı ile seyreder ve çoğu hastada büyük ölçüde düzelir.
Kostokondrit, kaburgaları göğüs kemiğine bağlayan kıkırdakların inflamasyonuna bağlı göğüs ön duvar ağrısıdır. Genellikle iyi huyludur ancak kalp kaynaklı ağrıdan ayırt edilmelidir.
Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV), baş pozisyonu değişiklikleriyle tetiklenen kısa süreli, dönme tarzında baş dönmesidir. İç kulaktaki kristallerin (otokonia) yer değiştirmesiyle oluşur ve vestibüler rehabilitasyon manevralarına çok iyi yanıt verir.
Tetik parmak, parmak fleksör tendonu ve kılıfı arasındaki uyumsuzluk nedeniyle parmağın bükülü kalması ve takılarak açılmasıyla seyreden bir durumdur.
Lenfödem, lenf sıvısının dokularda birikmesiyle oluşan kronik şişliktir. Sıklıkla kanser tedavisi (lenf nodu diseksiyonu/radyoterapi) sonrası kol veya bacakta görülür ve kompleks dekonjestif fizyoterapi ile yönetilir.
Halluks valgus, ayak başparmağının dışa doğru açılanması ve iç kısımda çıkıntı (bunyon) oluşmasıyla seyreden yaygın bir ayak deformitesidir.
Pelvik taban disfonksiyonu, pelvik taban kaslarının zayıflığı veya aşırı gerginliği sonucu idrar kaçırma, pelvik ağrı ve cinsel işlev sorunlarıyla seyreden bir durumdur. Pelvik taban rehabilitasyonu ilk basamak tedavidir.
Spondilolistezis, bir omurun alttaki omur üzerinde öne kaymasıyla oluşan, bel ağrısı ve bazen bacağa yayılan şikayetlerle seyreden bir durumdur.
TME disfonksiyonu, çene eklemi ve çevre kaslarını etkileyen, çene ağrısı, açma-kapama kısıtlılığı ve seslerle seyreden bir durumdur. Fizyoterapi ve davranışsal yaklaşımlar tedavinin temelini oluşturur.
Kifoz, omurganın sırt bölgesinde aşırı öne eğrilik (kamburluk) durumudur. Postüral, yapısal (Scheuermann) veya yaşa bağlı olabilir; egzersiz ve postür eğitimi temel yaklaşımdır.
Torasik çıkış sendromu, boyun-omuz geçiş bölgesindeki sinir ve/veya damar yapılarının sıkışmasıyla kola yayılan ağrı, uyuşma ve güçsüzlük oluşturan bir durumdur.
Osteoporoz, kemik yoğunluğunun azalması ve kemik yapısının bozulmasıyla kırık riskinin arttığı bir durumdur. Egzersiz ve düşme önleme, kırık riskini azaltmada kritik rol oynar.
Dupuytren kontraktürü, avuç içi fasyasının kalınlaşması ve kısalmasıyla parmakların (özellikle yüzük ve serçe) bükülü kalmasıyla seyreden ilerleyici bir durumdur.
Boyun ve omuz bölgesi miyofasiyal ağrı, kaslarda hassas tetik noktaları ve gerginlikle seyreden, sıklıkla postür ve aşırı yüklenmeye bağlı yaygın bir ağrı durumudur.
Arka çapraz bağ (PCL) yaralanması, dizin arka stabilitesini sağlayan bağın zorlanma veya yırtılmasıdır. Sıklıkla dize önden gelen darbe (gösterge paneli yaralanması) veya spor temasıyla oluşur.
Hamstring zorlanması, arka uyluk kaslarının ani sprint, gerilme veya aşırı yüklenmeyle oluşan yırtık/zedelenmesidir. Sporcularda en sık görülen kas yaralanmalarından biridir ve nüks oranı yüksektir.
Kasık zorlanması, uyluk iç kısmındaki adduktor kasların ani yön değiştirme, şut veya aşırı yüklenmeyle oluşan zedelenmesidir. Futbol, hokey gibi sporlarda sıktır.
Patellar tendinopati, diz kapağı altındaki patellar tendonun tekrarlayan sıçrama/yüklenmeye bağlı dejeneratif aşırı kullanım yaralanmasıdır. Sıçrama sporlarında (basketbol, voleybol) sıktır.
Medial tibial stres sendromu (shin splints), kaval kemiğinin iç kenarı boyunca egzersizle artan ağrıyla seyreden, koşucularda sık görülen aşırı kullanım yaralanmasıdır.
Osgood-Schlatter, büyüme çağındaki çocuk ve ergenlerde diz altındaki tibial tüberkül bölgesinde, patellar tendon çekmesine bağlı ağrı ve şişlikle seyreden bir aşırı kullanım durumudur.
Periferik nöropati, çevresel sinirlerin hasarına bağlı el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, ağrı ve güçsüzlükle seyreden bir durumdur. Diyabet en sık nedenlerdendir; rehabilitasyon fonksiyon ve dengeyi destekler.
Guillain-Barré sendromu, periferik sinirlerin otoimmün hasarına bağlı, hızla ilerleyen kas güçsüzlüğü ve felçle seyreden bir durumdur. Akut tedavi sonrası rehabilitasyon iyileşmenin temelidir.
Servikojenik baş ağrısı, boyun (üst servikal omurga) kaynaklı, genellikle tek taraflı ve boyun hareketleriyle ilişkili baş ağrısıdır. Manuel terapi ve egzersize iyi yanıt verir.
Astım, hava yollarının kronik inflamasyonu ve aşırı duyarlılığıyla seyreden, nefes darlığı, hırıltı ve öksürük ataklarıyla giden bir solunum hastalığıdır. Solunum fizyoterapisi semptom kontrolünü ve egzersiz kapasitesini destekler.
Bronşektazi, hava yollarının kalıcı genişlemesi ve sekresyon temizleme bozukluğuyla seyreden, kronik öksürük ve balgamla giden bir solunum hastalığıdır. Hava yolu temizleme teknikleri tedavinin temelidir.
Non-spesifik mekanik bel ağrısı, belirli bir yapısal patolojiye bağlanamayan, hareket ve postürle ilişkili en yaygın bel ağrısı türüdür. Aktif rehabilitasyon ve egzersiz ilk basamak tedavidir.
Faset eklem sendromu, omurganın arka kısmındaki küçük eklemlerin (faset) dejenerasyon veya irritasyonuna bağlı, genellikle ekstansiyonla artan bel veya boyun ağrısıdır.
Omuz instabilitesi, omuz ekleminin aşırı gevşekliği veya çıkık/yarı çıkık sonrası eklemin yerinde kalamamasıdır. Genç ve aktif bireylerde sıktır; rehabilitasyon merkezi tedavidir.
Femoroasetabular impingement (FAI), kalça ekleminde kemik şekil değişikliklerinin harekette sıkışma ve kasık ağrısına yol açtığı bir durumdur. Genç ve aktif bireylerde görülür.
Akromioklaviküler (AC) eklem yaralanması, omuz üstündeki klavikula-akromion ekleminin genellikle omuz üzerine düşme veya darbeyle oluşan zorlanma/ayrılmasıdır.
Biseps uzun başı tendiniti, omuz önündeki biseps tendonunun aşırı kullanım veya sıkışmaya bağlı irritasyonudur. Sıklıkla rotator manşet sorunlarına eşlik eder.
Kalsifik tendinit, rotator manşet tendonlarında kalsiyum birikimine bağlı, zaman zaman çok şiddetli omuz ağrısına yol açan bir durumdur. Çoğu vaka konservatif tedaviyle düzelir.
Olekranon bursiti, dirsek ucundaki bursanın inflamasyonuyla şişlik ve hassasiyet oluşturan bir durumdur. Tekrarlayan baskı veya travmaya bağlı gelişebilir.
Kübital tünel sendromu, ulnar sinirin dirsek iç kısmında sıkışmasıyla yüzük ve serçe parmakta uyuşma, karıncalanma ve güçsüzlüğe yol açan ikinci en sık tuzak nöropatisidir.
Tarsal tünel sendromu, ayak bileği iç kısmındaki tibial sinirin sıkışmasıyla ayak tabanında yanma, uyuşma ve karıncalanmaya yol açan bir tuzak nöropatisidir.
Morton nöroması, ayak parmak araları sinirinin (sıklıkla 3-4. parmak arası) kalınlaşması ve irritasyonuyla ön ayakta ağrı ve yanma oluşturan bir durumdur.
Peroneal tendinopati, ayak bileği dış kısmındaki peroneal tendonların aşırı kullanım veya instabiliteye bağlı ağrılı durumudur. Sıklıkla tekrarlayan ayak bileği burkulmalarıyla ilişkilidir.
El osteoartriti, parmak ve el bileği eklemlerinde kıkırdak yıkımıyla ağrı, sertlik ve fonksiyon kaybına yol açan dejeneratif bir durumdur. Egzersiz ve eklem koruma temel yaklaşımdır.
Rizartroz, başparmak tabanındaki eklemin (birinci karpometakarpal) osteoartritidir. Kavrama ve tutma işlerinde ağrı ve güçsüzlüğe yol açar.
Ganglion kisti, el bileği veya el sırtında jelatinöz sıvı içeren iyi huylu bir kist oluşumudur. Genellikle ağrısızdır ancak boyut ve basıya göre rahatsızlık verebilir.
Baker kisti, diz arkasında sıvı dolu bir kist oluşumudur. Sıklıkla diz içi patolojilere (osteoartrit, menisküs) eşlik eder ve diz arkasında dolgunluk hissi verir.
Patella instabilitesi, diz kapağının (patella) normal oluğundan kayması veya çıkması (sıklıkla laterale) durumudur. Genç ve aktif bireylerde görülür; rehabilitasyon merkezi tedavidir.
Whiplash, sıklıkla trafik kazasında başın ani ileri-geri hareketiyle boyun yapılarının zorlanmasıdır. Boyun ağrısı, sertlik ve baş ağrısıyla seyreder; erken aktif rehabilitasyon önerilir.
Koksidini, kuyruk sokumu (koksiks) bölgesinde, özellikle otururken artan ağrıdır. Travma, doğum veya uzun oturmaya bağlı gelişebilir.
Pes planus, ayak iç kemerinin düşük olması durumudur. Çoğu kişide belirti vermez; semptomatik vakalarda ayak, ayak bileği, diz ve bel şikayetlerine katkıda bulunabilir.
Snapping hip sendromu, kalça hareketlerinde duyulan/hissedilen takılma veya 'şıklama' sesidir. Genellikle iyi huyludur; ağrılıysa rehabilitasyon yararlıdır.
Travmatik beyin hasarı, kafaya gelen darbe sonucu beyin fonksiyonlarının etkilenmesidir. Şiddetine göre denge, hareket, biliş ve günlük yaşam becerilerinde sorunlara yol açar; rehabilitasyon iyileşmenin temelidir.
Servikal miyelopati, boyun omurgasındaki kanal daralmasının omuriliğe baskı yapmasıyla el becerisi, yürüme ve denge bozukluklarına yol açan bir durumdur. Erken tanı önemlidir.
Distoni, istemsiz kas kasılmaları sonucu anormal duruş ve hareketlerle seyreden bir hareket bozukluğudur. Boyun (servikal distoni) en sık formlardandır; rehabilitasyon ve tıbbi tedavi birlikte yürütülür.
Ataksi, kas koordinasyonunda bozulmayla dengesiz yürüyüş, hareketlerde beceriksizlik ve konuşma değişiklikleriyle seyreden bir durumdur. Sıklıkla serebellar kaynaklıdır; denge rehabilitasyonu yararlıdır.
Esansiyel tremor, en sık görülen hareket bozukluğudur ve özellikle ellerde, hareket sırasında ortaya çıkan ritmik titremeyle seyreder. Fonksiyonel stratejiler ve rehabilitasyon günlük yaşamı destekler.
Vestibüler nöronit, iç kulak denge sinirinin (genellikle viral) inflamasyonuna bağlı ani, şiddetli ve sürekli baş dönmesiyle seyreden bir durumdur. Vestibüler rehabilitasyon iyileşmeyi hızlandırır.
Ménière hastalığı, ataklar halinde gelen vertigo, işitme kaybı, kulak çınlaması ve kulakta dolgunlukla seyreden iç kulak hastalığıdır. Ataklar arası denge sorunlarında rehabilitasyon yardımcıdır.
Kompleks bölgesel ağrı sendromu, genellikle bir yaralanma sonrası kol veya bacakta orantısız şiddetli ağrı, şişlik ve renk-ısı değişiklikleriyle seyreden bir durumdur. Erken, dereceli rehabilitasyon kritiktir.
Post-polio sendromu, çocuklukta geçirilmiş çocuk felci (polio) sonrası yıllar geçtikten sonra ortaya çıkan yeni kas güçsüzlüğü, yorgunluk ve ağrı durumudur. Enerji yönetimi ve ölçülü egzersiz esastır.
Miyastenia gravis, sinir-kas kavşağındaki iletim bozukluğuna bağlı, kullanımla artan kas güçsüzlüğü ve yorgunlukla seyreden otoimmün bir hastalıktır. Egzersiz tıbbi tedaviyle dengeli planlanır.
Huntington hastalığı, istemsiz hareketler (kore), bilişsel ve davranışsal değişikliklerle seyreden kalıtsal, ilerleyici bir nörodejeneratif hastalıktır. Rehabilitasyon fonksiyon ve güvenliği destekler.
Amputasyon rehabilitasyonu, uzuv kaybı sonrası güdük bakımı, protez kullanımı ve fonksiyonel bağımsızlığın yeniden kazanılmasını hedefleyen kapsamlı bir süreçtir.
Kulüp ayağı, doğuştan ayağın içe ve aşağı dönük olduğu bir deformitedir. Erken Ponseti yöntemi (germe-alçılama) ve rehabilitasyonla yüksek başarı sağlanır.
Doğumsal brakiyal pleksus felci, doğum sırasında kol sinir ağının zedelenmesiyle kolda güçsüzlük ve hareket kısıtlılığına yol açar. Erken rehabilitasyon fonksiyonel sonuçları belirler.
Duchenne musküler distrofi, erkek çocuklarda görülen, ilerleyici kas güçsüzlüğüyle seyreden kalıtsal bir kas hastalığıdır. Rehabilitasyon, kontraktür önleme ve fonksiyonu mümkün olduğunca uzun süre korumayı hedefler.
Juvenil idiyopatik artrit, çocukluk çağında eklem inflamasyonuyla seyreden kronik bir romatolojik hastalıktır. Egzersiz ve eklem koruma, fonksiyon ve eklem sağlığını korur.
Gelişimsel kalça displazisi, bebeklerde kalça ekleminin tam oturmaması veya gevşek olmasıdır. Erken tanı ve tedavi (pavlik bandajı vb.) uzun vadeli sorunları önler.
İnfantil hipotoni, bebeklerde kas tonusunun düşük olması (yumuşaklık) durumudur. Altta yatan birçok nedeni olabilir; erken müdahale motor gelişimi destekler.
Sarkopeni, yaşlanmayla kas kütlesi ve gücünün azalmasıdır. Güçsüzlük, düşme ve bağımsızlık kaybına yol açar; dirençli egzersiz ve beslenme temel yaklaşımdır.
Yaşlılarda denge bozukluğu ve düşmeler, yaralanma ve bağımsızlık kaybının önemli nedenidir. Egzersiz temelli düşme önleme programları riski belirgin azaltır.
Kırılganlık sendromu, yaşlılarda azalmış fizyolojik rezerv ve strese karşı kırılganlıkla seyreden bir durumdur. Egzersiz ve kapsamlı yaklaşım fonksiyonel düşüşü yavaşlatır.
Spastisite, inme, MS, omurilik yaralanması gibi durumlarda görülen, kasların istemsiz gerginliği ve sertliğidir. Rehabilitasyon hareket, konfor ve fonksiyonu destekler.
Vestibüler hipofonksiyon, iç kulak denge işlevinin azalmasıyla kronik dengesizlik, baş hareketleriyle bulanık görme ve düşme riskine yol açan bir durumdur. Vestibüler rehabilitasyon temel tedavidir.
Trigeminal nevralji, yüz sinirinin (trigeminal) etkilendiği, yüzde ani, şiddetli, elektrik çarpması tarzında ağrı ataklarıyla seyreden bir durumdur. Tedavi öncelikle tıbbidir; rehabilitasyon destekleyicidir.
Kardiyak rehabilitasyon, kalp krizi, bypass veya stent sonrası, denetimli egzersiz ve yaşam tarzı eğitimiyle kalp sağlığını ve fonksiyonel kapasiteyi iyileştiren kanıta dayalı bir programdır.
Pnömoni sonrası rehabilitasyon, ağır akciğer enfeksiyonu sonrası kalan nefes darlığı, sekresyon ve güçsüzlüğü gidererek solunum fonksiyonu ve dayanıklılığı yeniden kazandırmayı hedefler.
Kistik fibrozis, koyu mukus üretimiyle akciğer ve diğer organları etkileyen kalıtsal bir hastalıktır. Düzenli hava yolu temizleme ve egzersiz, akciğer sağlığının korunmasında temel rol oynar.
Pulmoner fibrozis, akciğer dokusunun kalınlaşıp sertleşmesiyle (skarlaşma) nefes darlığı ve egzersiz kapasitesinde azalmaya yol açan kronik bir akciğer hastalığıdır. Pulmoner rehabilitasyon yaşam kalitesini destekler.
Periferik arter hastalığı, bacak atardamarlarının daralmasıyla yürürken bacaklarda ağrı (klodikasyo) oluşturan bir dolaşım hastalığıdır. Denetimli yürüyüş programı temel tedavidir.
Yoğun bakım sonrası güçsüzlük, uzun süreli kritik hastalık ve hareketsizlik sonrası gelişen yaygın kas güçsüzlüğüdür. Erken mobilizasyon ve rehabilitasyon iyileşmeyi hızlandırır.
Gebelikte bel ve pelvik kuşak ağrısı, hormonal ve biyomekanik değişikliklere bağlı yaygın bir durumdur. Egzersiz ve eğitim, ağrıyı azaltıp fonksiyonu korur.
Doğum sonrası rehabilitasyon, gebelik ve doğumun pelvik taban, karın kasları ve postür üzerindeki etkilerini ele alarak güvenli aktiviteye dönüşü destekler.
Diastazis rekti, karnın orta hattındaki düz karın kaslarının (rektus) ayrılmasıdır. Sıklıkla gebelik sonrası görülür; hedefli egzersizle gövde fonksiyonu iyileştirilir.
Pelvik organ prolapsusu, pelvik taban desteğinin zayıflamasıyla mesane, rahim veya bağırsağın aşağı doğru sarkmasıdır. Pelvik taban rehabilitasyonu ilk basamak yaklaşımdır.
Meme kanseri cerrahisi sonrası rehabilitasyon, omuz hareket kısıtlılığı, güçsüzlük, skar ve lenfödem riskini ele alarak kol fonksiyonunu ve yaşam kalitesini iyileştirir.
Onkolojik rehabilitasyon, kanser ve tedavilerinin yol açtığı yorgunluk, güçsüzlük ve fonksiyon kaybını egzersiz ve destekleyici yaklaşımlarla iyileştiren bir alandır.
Kemoterapiye bağlı periferik nöropati (KIPN), bazı kanser ilaçlarının yan etkisi olarak el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, ağrı ve denge sorunlarına yol açar. Egzersiz ve denge eğitimi yararlıdır.
Ankilozan spondilit, omurga ve sakroiliak eklemleri etkileyen, sertlik ve ağrıyla seyreden kronik inflamatuar bir romatolojik hastalıktır. Düzenli egzersiz, hareketliliği ve postürü korumada esastır.
Gut, eklemlerde ürik asit kristali birikimine bağlı, ani ve şiddetli ağrı atakları (sıklıkla ayak başparmağında) ile seyreden bir artrit türüdür. Ataklar arası rehabilitasyon ve yaşam tarzı önemlidir.
Kronik yorgunluk sendromu, dinlenmeyle geçmeyen aşırı yorgunluk, efor sonrası kötüleşme ve uyku-biliş sorunlarıyla seyreden karmaşık bir durumdur. Dikkatli, dereceli aktivite yönetimi (pacing) önemlidir.
Obezitede egzersiz yönetimi, eklem dostu fiziksel aktivite ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kilo kontrolü, hareketlilik ve genel sağlığı iyileştirmeyi hedefler.
Diyabette egzersiz, kan şekeri kontrolü, kardiyovasküler sağlık ve genel iyilik halini destekleyen temel bir bileşendir. Düzenli aerobik ve dirençli egzersiz önerilir.
Vertebra kompresyon kırığı, sıklıkla osteoporoza bağlı omurların çökmesidir. Sırt ağrısı, boy kaybı ve postür değişikliğine yol açar; güvenli egzersiz ve postür eğitimi önemlidir.
Raynaud fenomeni, soğuk veya stresle parmaklarda damar daralmasına bağlı renk değişikliği (beyaz-mor-kırmızı), uyuşma ve soğukluk ataklarıyla seyreden bir durumdur.
Hipertansiyonda düzenli egzersiz, kan basıncını düşürmeye ve kardiyovasküler riski azaltmaya yardımcı olan kanıta dayalı bir yaklaşımdır. Aerobik ve dirençli egzersiz birlikte önerilir.
Skar rehabilitasyonu, cerrahi, yanık veya yaralanma sonrası oluşan skarların yapışıklık, gerginlik ve hareket kısıtlılığına yol açmasını önlemeyi ve dokunun esnekliğini iyileştirmeyi hedefler.
Lipödem, sıklıkla bacaklarda simetrik, orantısız yağ dokusu birikimi ve hassasiyetle seyreden kronik bir durumdur. Kompresyon, egzersiz ve cilt bakımı yönetimin temelini oluşturur.
El bileği kırığı (sıklıkla distal radius/Colles) sonrası rehabilitasyon, alçı/cerrahi sonrası hareket açıklığı, güç ve fonksiyonu yeniden kazandırmayı hedefler.
Siyatik, vücudun en kalın siniri olan siyatik sinirin sıkışması veya tahriş olması sonucu belden kalçaya ve bacağın arkasından ayağa yayılan ağrıdır. En sık nedeni bel fıtığıdır. Çoğu kişide birkaç hafta içinde egzersiz ve istirahatle düzelir.
Boyun tutulması, genellikle sabah uyanınca aniden başlayan, boynu bir tarafa çevirmeyi zorlaştıran kas spazmıdır. Çoğunlukla ciddi bir sorun değildir ve birkaç günde geçer.
Boyun düzleşmesi, boynun doğal öne kıvrımının (lordoz) azalması veya kaybolmasıdır. Uzun süre öne eğik durmak en sık nedendir. Doğru duruş ve egzersizle şikayetler büyük ölçüde azalır.
Topuk dikeni, topuk kemiğinin altında oluşan küçük kemik çıkıntısıdır ve genellikle taban iltihabıyla (plantar fasiit) birlikte görülür. Asıl ağrının kaynağı çoğunlukla dikenin kendisi değil, tabandaki gerginliktir.
Düşük ayak, ayağı yukarı kaldıran kasların zayıflaması nedeniyle ayağın yere sürtmesi durumudur. Bir belirtidir; altında sinir sıkışması, bel sorunu veya inme gibi nedenler olabilir. Nedene yönelik tedavi ve fizyoterapi ile yürüyüş düzeltilebilir.
Bacak krampları, genellikle baldırda ani, ağrılı ve istemsiz kas kasılmalarıdır. Çoğunlukla zararsızdır ve gece sık görülür. Su tüketimi, germe ve düzenli hareketle azalır.
Omuz çıkığı, kol kemiğinin başının omuz eklemi yuvasından çıkmasıdır. Genellikle düşme veya darbeyle olur, çok ağrılıdır. Yerine konduktan sonra eklemi güçlendiren rehabilitasyon tekrar çıkığı önler.
El bileği burkulması, el üstüne düşme gibi durumlarda bilek bağlarının zorlanması veya zedelenmesidir. Çoğu hafif burkulma istirahat ve egzersizle iyileşir; ancak kırık olasılığı dışlanmalıdır.
Çekiç parmak, parmak ucunu düzelten kirişin kopması nedeniyle parmak ucunun aşağı düşük kalması ve aktif olarak kaldırılamamasıdır. Genellikle topun parmak ucuna çarpmasıyla olur. Çoğunlukla atelle iyileşir.
Çekiç ayak parmağı, ayak parmağının orta ekleminden bükülü kalarak çekiç şeklini almasıdır. Dar ayakkabı en sık sebeptir. Erken dönemde egzersiz ve uygun ayakkabıyla ilerlemesi yavaşlatılabilir.
Kaburga kırığı genellikle düşme veya göğse darbe sonucu oluşur. Nefes alıp verirken ve öksürürken ağrılıdır. Çoğu kırık ameliyatsız, ağrı kontrolü ve solunum egzersizleriyle iyileşir.
Hiperlordoz, belin doğal çukurunun normalden fazla derinleşmesidir; halk arasında 'bel çukurunun artması' denir. Zayıf karın kasları ve kilo sık nedendir. Güçlendirme egzersizleri ve duruşla düzelir.
Migren, genellikle başın tek tarafında zonklayıcı, ışık ve sese duyarlılığın eşlik ettiği şiddetli baş ağrısı ataklarıdır. Tıbbi tedavi esastır; boyun kaynaklı gerginlikte fizyoterapi destekleyici olabilir.
Gerilim tipi baş ağrısı, başı bir bant gibi saran, baskı tarzında, en sık görülen baş ağrısıdır. Boyun-omuz gerginliği ve stresle ilişkilidir. Egzersiz, duruş düzenlemesi ve gevşeme ile azalır.
Diz bursiti, diz çevresindeki kaygan sıvı keselerinin (bursa) iltihaplanmasıdır. Genellikle uzun süre diz çökme veya darbe sonrası olur. İstirahat, soğuk uygulama ve aktivite düzenlemesiyle çoğunlukla geçer.
Uyku apnesi, uykuda solunumun tekrar tekrar durup başladığı bir durumdur. Horlama ve gündüz aşırı uyku hali tipiktir. Asıl tedavi uyku hekimliğindedir; kilo kontrolü, egzersiz ve solunum çalışmaları destekleyicidir.
Hiperventilasyon, gereğinden hızlı ve derin soluma durumudur; sıklıkla kaygı/panikle tetiklenir. Baş dönmesi, el-ağız çevresinde uyuşma yapabilir. Doğru nefes teknikleriyle kontrol edilebilir.
İdrar kaçırma, istemsiz idrar sızması durumudur; öksürünce/gülünce ya da ani sıkışmayla olabilir. Sık görülür ve utanılacak bir şey değildir. Pelvik taban egzersizleriyle çoğu kişide belirgin düzelir.
Sporcu kasığı, kasık bölgesindeki kas ve kiriş yapılarının tekrarlayan zorlanmayla ağrılı hale gelmesidir (klasik fıtıktan farklıdır). Ani yön değiştiren sporlarda görülür. Kademeli güçlendirmeyle iyileşir.
Parmak çıkığı, parmak eklemlerinden birinin yerinden çıkmasıdır; genellikle top sporlarında parmağa darbeyle olur. Yerine konduktan sonra eklemi koruyan rehabilitasyonla iyileşir.
Dirsek çıkığı, dirsek eklemini oluşturan kemiklerin yerinden ayrılmasıdır; genellikle el üstüne düşme sonucu olur ve çok ağrılıdır. Yerine konduktan sonra kademeli hareket rehabilitasyonu gerekir.
Sırt ağrısı, kürek kemikleri arasındaki bölgede kas ve eklem kaynaklı ağrıdır; sıklıkla kötü duruş ve uzun süre oturmayla ilişkilidir. Egzersiz, hareket ve duruş düzenlemesiyle genellikle düzelir.
Haglund deformitesi, topuk kemiğinin arka-üst kısmındaki kemik çıkıntının ayakkabıya sürtünerek ağrı ve şişlik yapmasıdır. Sert arkalı ayakkabı tetikler. Çoğunlukla ayakkabı düzenlemesi ve egzersizle yönetilir.
Diz protezi (diz değişimi) ameliyatından sonra dizi yeniden güçlendirmek ve hareketini kazanmak için yapılan fizyoterapi sürecidir. Düzenli egzersizle çoğu kişi birkaç ay içinde ağrısız yürüyüşe döner.
Kalça protezi (kalça değişimi) ameliyatından sonra kalçayı güçlendirmek, güvenli hareket ve yürüyüşü kazanmak için yapılan fizyoterapidir. Belirli hareket kurallarına uyularak çoğu kişi hızla bağımsız yürüyüşe döner.
Bel fıtığı veya bel kanal darlığı ameliyatından sonra beli koruyarak güçlendirmek ve günlük yaşama güvenle dönmek için yapılan fizyoterapidir. Kademeli egzersizle iyileşme desteklenir ve tekrar fıtık riski azalır.
Dizdeki ön çapraz bağ ameliyatından sonra dizi güçlendirmek ve güvenle spora dönmek için yapılan uzun soluklu fizyoterapidir. Aşamalı program çok önemlidir; erken zorlamak yeni bağı riske atar.
Diz menisküsünün onarımı veya kısmi alınması ameliyatından sonra dizi güçlendirmek ve hareketini kazanmak için yapılan fizyoterapidir. Ameliyatın türüne göre yükleme hızı değişir.
Omuzdaki rotator manşet kirişinin onarımı ameliyatından sonra omuzu kademeli olarak hareketlendirip güçlendiren fizyoterapidir. Süreç sabır gerektirir; erken zorlamak onarılan kirişi riske atar.
Omuz protezi (omuz değişimi) ameliyatından sonra omuz hareketini ve gücünü kademeli kazandıran fizyoterapidir. Protez türüne göre program farklılaşır.
Bir kemik kırığı alçı veya atelle iyileştikten sonra, sertleşen eklemi hareketlendirmek ve zayıflayan kası güçlendirmek için yapılan fizyoterapidir. Çoğu kişi kademeli egzersizle eski işlevine döner.
Omuz kireçlenmesi, omuz eklem kıkırdağının zamanla aşınmasıyla ağrı ve hareket kısıtlılığı yapan durumdur. Egzersiz ve aktivite düzenlemesiyle çoğu kişide şikayetler kontrol altına alınır.
Ayak bileği kireçlenmesi, ayak bileği eklem kıkırdağının aşınmasıyla ağrı, şişlik ve yürüme zorluğu yapan durumdur. Genellikle önceki bir kırık veya tekrarlayan burkulmalara bağlıdır.
Bel kireçlenmesi, bel omurları ve diskerinin yaşla yıpranmasıdır; çoğu kişide doğal yaşlanmanın parçasıdır. Düzenli egzersiz ve hareketle ağrı büyük ölçüde kontrol altına alınır.
Servikal radikülopati, boyundaki bir sinir kökünün sıkışması nedeniyle boyundan kola, hatta parmaklara yayılan ağrı, uyuşma ve güçsüzlüktür. Çoğu vaka egzersiz ve istirahatle ameliyatsız düzelir.
Omuz bursiti, omuzdaki kaygan sıvı kesesinin (bursa) iltihaplanmasıdır; sıklıkla omuz sıkışmasıyla birlikte görülür. Kolu yana kaldırırken ağrı tipiktir. Egzersiz ve aktivite düzenlemesiyle çoğunlukla geçer.
Metatarsalji, ayağın ön-taban bölgesinde (parmak diplerinde) baskı ve ağrı hissedilmesidir. Uygunsuz ayakkabı ve aşırı yüklenme sık nedendir. Uygun ayakkabı, tabanlık ve egzersizle çoğunlukla geçer.
Diz iç yan bağı (MCL), dizin iç tarafına gelen darbe veya zorlanmayla incinebilir. Çoğu MCL yaralanması ameliyatsız, koruma ve egzersizle iyileşir.
Ayak bileği kırığı, bileği oluşturan kemiklerden birinin kırılmasıdır; genellikle burkulma tarzı zorlanma veya düşmeyle olur. İyileştikten sonra fizyoterapi ile hareket ve güç geri kazanılır.
Köprücük kemiği kırığı, genellikle omuz üstüne düşme veya darbeyle olur. Çoğu kırık ameliyatsız, kol askısı ve kademeli egzersizle iyileşir.
Kalça kırığı, özellikle ileri yaşta düşme sonucu görülen ciddi bir kırıktır; çoğunlukla ameliyat gerektirir. Erken başlanan rehabilitasyon, yeniden yürümek ve bağımsızlık için kritiktir.
Ayak parmağı kırığı, genellikle parmağın bir yere çarpması veya üzerine ağır düşmesiyle olur. Çoğu küçük parmak kırığı, komşu parmağa bantlanarak kendiliğinden iyileşir.
El parmağı kırığı, parmağa darbe, sıkışma veya düşme sonucu olur. İyileşme döneminde parmağın sertleşmemesi için doğru zamanda başlayan el egzersizleri önemlidir.
Kas yırtığı, bir kasın ani aşırı zorlanmayla liflerinin kısmen veya tamamen kopmasıdır; sık olarak baldır, arka uyluk ve sırtta görülür. Çoğu hafif-orta yırtık koruma ve egzersizle iyileşir.
Kronik ayak bileği instabilitesi, tekrarlayan burkulmalar sonrası bileğin sık sık 'boşalması' ve güvensiz hissedilmesidir. Denge ve güçlendirme egzersizleriyle çoğunlukla düzelir.
Kalça labrum yırtığı, kalça eklemini çevreleyen kıkırdak halkanın (labrum) zedelenmesidir; kasık ağrısı ve takılma hissi yapar. Birçok vakada egzersiz ve aktivite düzenlemesiyle şikayetler azalır.
Çarpık bacak, dizlerin içe (X bacak) veya dışa (O bacak) doğru eğri durmasıdır. Küçük çocuklarda çoğu zaman gelişimin normal bir evresidir ve kendiliğinden düzelir. Belirgin veya tek taraflı olanlar değerlendirilmelidir.
Büyüme ağrıları, okul çağı çocuklarında genellikle akşam veya gece bacaklarda hissedilen, sabah geçen ağrılardır. İyi huyludur ve çocuğun gelişimini etkilemez. Masaj ve güven verici yaklaşımla rahatlar.
Damak yarığı (yarık damak) ile doğan çocuklarda ameliyat sonrası bazı sesleri çıkarmada zorluk ve genizden konuşma görülebilir. Dil ve konuşma terapisiyle çoğu çocuk anlaşılır konuşmaya kavuşur.
Ses teli nodülü, sesi yanlış ve aşırı kullanmaya bağlı olarak ses tellerinde oluşan küçük kabarcıklardır; halk arasında 'bağırma nasırı' denir. Ses kısıklığı yapar. Ses terapisiyle çoğunlukla ameliyatsız geçer.
Bazı kişilerde konuşma aşırı hızlı, düzensiz ve kopuk olur; heceler yutulur, anlaşılırlık düşer. Bu kekemelikten farklıdır. Konuşma terapisiyle hız kontrolü ve anlaşılırlık geliştirilir.
Dikkat eksikliği ve hareketlilik (DEHB) olan çocuk ve yetişkinlerde günlük işleri planlama, odaklanma ve düzeni sürdürme zor olabilir. Ergoterapi, günlük yaşam ve okul/iş becerilerini düzenleyen stratejiler sunar.
İnce motor beceri güçlüğü, çocuğun kalem tutma, düğme ilikleme, makas kullanma gibi el işlerinde zorlanmasıdır. Ergoterapi ile oyun temelli çalışmalarla el becerileri geliştirilir.
Hastalık, yaşlılık veya yaralanma sonrası giyinme, yıkanma, yemek yeme gibi günlük işlerde zorlanan kişilere ergoterapi, bağımsızlığı artıran yöntemler ve yardımcı araçlar sunar.
Yazma güçlüğü (disgrafi), zekâyla ilgisi olmadan yazıyı okunaklı ve düzenli yazmada zorlanmadır. Ergoterapi ve uygun stratejilerle yazı becerisi ve okul başarısı desteklenir.
Özel öğrenme güçlüğü, zekâ normal olmasına rağmen okuma, yazma veya matematik gibi alanlarda beklenenden çok zorlanmadır. Ergoterapi, öğrenmeyi destekleyen beceri ve düzenleme stratejileri sunar.
Huzursuz bacak sendromu, özellikle akşam ve dinlenme sırasında bacakları hareket ettirme isteğiyle birlikte rahatsız edici bir his yapan durumdur. Hareketle geçer; uykuyu bozabilir. Yaşam tarzı düzenlemeleri ve gerekirse ilaçla yönetilir.
Akciğer veya göğüs ameliyatından sonra akciğerlerin iyi havalanması, balgam çıkarma ve gücün geri kazanılması için yapılan solunum fizyoterapisidir. Komplikasyonları azaltır ve iyileşmeyi hızlandırır.
Disk yıpranması, omurlar arasındaki yastıkçık görevi gören disklerin yaşla su kaybedip incelmesidir. Çoğu kişide doğal bir süreçtir ve mutlaka ağrı yapmaz. Egzersiz ve aktif yaşam en etkili yaklaşımdır.
Erken (prematüre) doğan bebeklerde kas tonusu ve hareket gelişimi yakından izlenir. Erken fizyoterapi desteğiyle bebeğin baş tutma, dönme, oturma gibi becerileri güvenle gelişir.
Bazı çocuklar topuğunu yere basmadan parmak ucunda yürür. Küçük yaşta çoğu zaman geçici ve iyi huyludur; ancak sürekli ve tek taraflıysa değerlendirilmelidir. Germe ve egzersizlerle çoğunlukla düzelir.
Bası yarası (yatak yarası), uzun süre aynı pozisyonda yatan veya oturan kişilerde, deriye binen sürekli baskıyla oluşan yaralardır. Düzenli pozisyon değiştirme ve cilt bakımıyla büyük ölçüde önlenebilir.
Osteopeni, kemik yoğunluğunun normalin altına inmesidir ama henüz osteoporoz kadar ilerlememiştir. Bir 'uyarı' aşamasıdır; egzersiz ve beslenmeyle kemik kaybı yavaşlatılabilir.
Torakal disk fıtığı, sırt bölgesindeki omurlar arasındaki diskin taşmasıdır; bel ve boyna göre daha nadirdir. Sırt ağrısı ve bazen gövdeyi saran ağrı yapar. Çoğu vaka ameliyatsız yönetilir.
Pes cavus, ayak kavisinin normalden yüksek olmasıdır; düz tabanlığın tersidir. Yük dağılımı bozulduğu için ayak ağrısı ve sık burkulma yapabilir. Uygun tabanlık ve egzersizle yönetilir.
Halluks rijidus, ayak başparmağı eklemindeki kireçlenmeyle parmağın yukarı kalkma hareketinin ağrılı ve kısıtlı hale gelmesidir. Yürüyüşün son evresinde ağrı yapar. Uygun ayakkabı ve egzersizle yönetilir.
Metatarsal stres kırığı, ayak tarağı kemiklerinde tekrarlayan yüklenmeyle oluşan ince çatlaktır; özellikle uzun yürüyüş ve koşularda görülür. Yükü azaltıp dinlendirerek çoğunlukla kendiliğinden iyileşir.
Leğen kemiği kırığı, düşme veya ciddi darbe sonucu pelvis kemiklerinin kırılmasıdır; yaşlılarda hafif düşmeyle de olabilir. İyileşme sürecinde kademeli hareket ve yürüme eğitimi önemlidir.
Omuz labrum yırtığı, omuz eklem yuvasını çevreleyen kıkırdak halkanın (labrum) zedelenmesidir; baş üstü sporlarda ve düşmelerde görülür. Birçok vaka egzersizle yönetilir.
Aşil tendonu kopması, topuğun arkasındaki güçlü kirişin ani zorlanmayla kopmasıdır; genellikle sıçrama veya ani hızlanmada olur. Tedavi sonrası uzun ama başarılı bir rehabilitasyon süreci vardır.
Diz kıkırdak hasarı, eklem yüzeyindeki kaygan kıkırdağın darbe veya aşınmayla zedelenmesidir. Ağrı, şişlik ve bazen takılma yapar. Kas güçlendirme ve aktivite düzenlemesiyle şikayetler azalır.
Kalça avasküler nekrozu, kalça başının kan akışının bozulmasıyla kemiğin zarar görmesidir. Kasık ve kalça ağrısı yapar, ilerleyebilir. Erken tanı önemlidir; tedavi evreye göre planlanır.
El ve parmak kiriş yaralanması, kesik veya kopma sonucu parmağı bükme ya da düzeltme kirişlerinin zedelenmesidir. Onarım sonrası el terapisi, parmağın hareketini ve gücünü geri kazandırmak için kritiktir.
El bileği kireçlenmesi, bilek eklem kıkırdağının aşınmasıyla ağrı, sertlik ve kavrama gücünde azalma yapan durumdur. Sıklıkla eski bir kırık veya tekrarlayan zorlanmalara bağlıdır. Egzersiz ve aktivite düzenlemesiyle şikayetler azalır.
Dirsek kireçlenmesi, dirsek eklem kıkırdağının aşınmasıyla ağrı, sertlik ve dirseği tam açıp kapatamamaya yol açar. Ağır el işi yapanlarda ve eski yaralanmalarda görülür. Egzersizle hareket korunabilir.
Ayağın iç kavisini destekleyen tibialis posterior tendonu zayıfladığında ayak içe basar ve kavis düşer; iç bilekte ağrı olur. Erken dönemde tabanlık ve egzersizle ilerlemesi durdurulabilir.
Kemik ödemi, kemiğin iç kısmında MR'da görülen su toplanmasıdır; genellikle aşırı yüklenme, hafif travma veya eklem sorunlarıyla birlikte olur. Yükü azaltmak ve dinlendirmek çoğunlukla yeterlidir.
Uyluk kemiği (femur) stres kırığı, tekrarlayan koşu ve yüklenmeyle kemikte oluşan ince çatlaktır. Kasık veya uyluk ağrısı yapar. Erken tanı önemlidir; yükü azaltıp dinlenmekle iyileşir.
Osteitis pubis, leğen kemiğinin ön birleşim bölgesinin (pubis) tekrarlayan zorlanmayla ağrılı hale gelmesidir; futbol ve koşu sporlarında görülür. Kademeli güçlendirme ve yük yönetimiyle iyileşir.
Meralji parestetika, uyluğun dış yüzünü besleyen bir derinin sinirinin kasık bölgesinde sıkışmasıyla uyuşma, yanma ve karıncalanma yapan durumdur. Çoğunlukla sıkı giysi/kemer ve kilo ile ilişkilidir ve önlemlerle düzelir.
Radial sinir felci, kol arkasındaki radial sinirin baskı altında kalmasıyla bileği ve parmakları yukarı kaldıramamaya yol açar; halk arasında 'cumartesi gecesi felci' denir. Çoğunlukla baskı kalkınca ve fizyoterapiyle düzelir.
Diyabetik ayak, şeker hastalığında sinir ve damar hasarına bağlı olarak ayakta his kaybı, yara ve enfeksiyon riskidir. Düzenli ayak bakımı ve kontrol, ciddi sorunları büyük ölçüde önler.
Hemifasiyal spazm, yüzün bir yarısındaki kasların istemsiz seğirmesi ve kasılmasıdır; genellikle göz çevresinde başlar. Tedavisi nöroloji takibiyle olur; fizyoterapi ve gevşeme teknikleri destekleyebilir.
Plagiosefali, bebeğin kafasının sürekli aynı tarafa yatmasıyla bir bölgesinin düzleşmesidir. Çoğunlukla zararsızdır; pozisyon değişiklikleri ve karın üstü oyun zamanıyla büyük ölçüde düzelir.
Yürüme gecikmesi, çocuğun beklenen yaşta (genellikle 18 ay civarı) bağımsız yürüyememesidir. Çoğu çocukta bireysel bir farktır; ancak değerlendirilmesi ve gerekirse fizyoterapi desteği önemlidir.
Akut bronşit, hava yollarının genellikle virüse bağlı geçici iltihabıdır; öksürük ve balgam yapar. Çoğunlukla kendiliğinden geçer; solunum egzersizleri balgam çıkarmayı ve toparlanmayı kolaylaştırır.
Diyafram felci, ana solunum kası olan diyaframın bir veya iki yanının zayıflaması ya da çalışmamasıdır; nefes darlığı, özellikle yatınca artan zorlanma yapar. Solunum fizyoterapisi nefes kapasitesini destekler.
Yaşlılıkta ses tellerinin incelmesi ve kasların zayıflamasıyla ses zayıflar, kısılır ve çabuk yorulur. Ses terapisiyle sesin gücü ve dayanıklılığı büyük ölçüde geri kazanılabilir.
İşitme kaybı, özellikle çocuklarda sesleri doğru duyamamaya ve bu yüzden konuşma gelişiminin gecikmesine yol açar. Erken işitme desteği ve dil-konuşma terapisi gelişimi belirgin destekler.
Seçici konuşmazlık, evde rahatça konuşan çocuğun okul gibi belirli ortamlarda konuşamamasıdır; kaygıyla ilişkilidir, inatçılık değildir. Kademeli ve baskısız yaklaşımla çoğu çocuk konuşmaya açılır.
Kronik ağrı, üç aydan uzun süren, çoğunlukla birden çok nedeni olan ağrıdır. Tek bir ilaçla değil; egzersiz, hareket, uyku ve stres yönetimini birleştiren bütüncül bir yaklaşımla kontrol altına alınır.
Eklem hipermobilitesi, eklemlerin normalden fazla esnek olmasıdır; bazı kişilerde ağrı, sık burkulma ve çabuk yorulma yapar. Hedefli güçlendirme ve denge çalışmaları eklemleri korur.
Duruş bozukluğu, omuzların öne düşmesi, başın öne kayması veya sırtın kamburlaşması gibi vücut dizilimindeki bozulmalardır; çoğunlukla uzun süre oturma ve ekran kullanımıyla ilişkilidir. Egzersiz ve farkındalıkla düzelir.
Genu rekurvatum, dizin normalin ötesinde geriye doğru aşırı açılmasıdır; ayakta dururken diz geriye 'kilitlenir'. Kas kontrolü ve güçlendirme çalışmalarıyla diz korunur.
Turf toe, ayak başparmağının zorlu yukarı bükülmesiyle parmak dibindeki bağların zorlanmasıdır; sert zeminde yapılan sporlarda görülür. Çoğunlukla koruma ve egzersizle iyileşir.
Akut bel tutulması, genellikle ani bir hareket veya yanlış kaldırma sonrası beldeki kasların aniden kasılıp ağrı vermesidir. Çoğu vaka birkaç gün-hafta içinde hareketle ve basit önlemlerle düzelir.
Skapular diskinezi, kol hareketleri sırasında kürek kemiğinin (skapula) normal ritimle hareket etmemesidir; omuz ağrısı ve sıkışmaya zemin hazırlar. Hedefli güçlendirmeyle düzelir.
Dizde su toplanması, eklem içinde fazla sıvı birikmesiyle dizin şişmesi, gerginlik ve hareket kısıtlılığı yapmasıdır. Bir belirtidir; altında kireçlenme, yaralanma veya iltihap olabilir ve nedene yönelik tedavi gerekir.
Uzman bir fizyoterapistle hemen iletişime geçin veya blog yazılarımızı inceleyin.