
Çocuğunuz bir sabah "b-b-b-ben de gelicem" diye başlayan cümlelerle konuşmaya başladıysa endişelenmeniz çok doğal. Kekemelik; konuşmanın akışında tekrarlar, uzatmalar ya da takılmalarla kendini gösteren bir akıcılık bozukluğudur ve çoğunlukla 2–5 yaş arasında, dilin hızla geliştiği dönemde başlar.
İlk bilinmesi gereken şey şu: Kekemelik, çocuğunuzun ya da sizin yaptığınız bir hata yüzünden ortaya çıkmaz. Araştırmalar kekemeliğin beynin konuşmayı planlama ve yürütme biçimiyle ilgili olduğunu ve güçlü bir genetik yatkınlık taşıdığını gösteriyor. Ayrıca kekelemeye başlayan çocukların büyük bir kısmı, çoğunlukla başlangıçtan sonraki birkaç yıl içinde kendiliğinden akıcı konuşmaya kavuşur.
Normal akışsızlık mı, kekemelik mi?
Dil gelişimi sırasında hemen her çocuk zaman zaman takılır. İkisini ayırt etmek her zaman kolay değildir, ama bazı ipuçları vardır:
- Gelişimsel akışsızlık: Kelimenin tamamını ya da bir sözcük grubunu tekrar etme ("Ben, ben, ben de istiyorum"), "ııı" gibi dolgu sesleri, cümleyi değiştirip baştan kurma. Çocuk genellikle bunun farkında değildir.
- Kekemeliği düşündüren belirtiler: Kelimenin bir parçasını tekrar etme ("ba-ba-balon"), sesi uzatma ("mmmmama"), sesin hiç çıkmadığı takılmalar; konuşurken yüzde gerginlik, göz kırpma, baş ya da el hareketleri; konuşmaktan kaçınma.
Evde konuşmayı rahatlatan tutumlar
Amaç çocuğunuzun konuşmasını düzeltmek değil, konuşmayı onun için rahat ve keyifli bir deneyim hâline getirmektir:
- Ne söylediğini dinleyin, nasıl söylediğine değil. Takıldığında sabırla bekleyin ve doğal göz temasını sürdürün.
- "Yavaş konuş", "Nefes al", "Baştan söyle" gibi uyarılardan kaçının. İyi niyetle söylense de bu sözler çocuğa konuşmasında bir sorun olduğu mesajını verir ve gerginliği artırabilir.
- Cümlesini onun yerine tamamlamayın.
- Kendi konuşma hızınızı biraz yavaşlatın ve cümleler arasında kısa duraklar verin. Bu, sözle verilen bir "yavaş konuş" uyarısından çok daha etkilidir.
- Soru sayısını azaltın; art arda sorular yerine onun anlattıklarına yorum yapın.
- Evde konuşma sırasına dikkat edin; herkesin sözünü bitirmesine fırsat tanıyın.
- Her gün 5–10 dakikayı yalnızca çocuğunuzla, onun seçtiği sakin bir oyuna ayırın.
- Çocuğunuz takılmalarını fark edip üzülürse bunu konuşmaktan çekinmeyin: "Bazen kelimeler takılabiliyor, sorun değil. Seni dinliyorum."

Ne zaman dil ve konuşma terapistine başvurmalı?
Aşağıdaki durumlardan biri varsa beklemeden değerlendirme isteyin:
- Takılmalar 6 aydan uzun süredir devam ediyorsa.
- Konuşurken yüzde ya da bedende gerginlik, zorlanma, göz kırpma gibi eşlik eden hareketler varsa.
- Çocuğunuz konuşmaktan kaçınıyor, takıldığı kelimeyi başka bir kelimeyle değiştiriyor ya da takıldığı için üzülüyorsa.
- Ailede kekemeliği yetişkinliğe kadar süren biri varsa.
- Kekemelik 3,5 yaşından sonra başladıysa ya da çocuğunuzun başka konuşma ve dil güçlükleri de varsa.
- Siz ya da çocuğunuz bu durumdan belirgin şekilde kaygı duyuyorsanız.
Terapide neler olur?
Okul öncesi dönemde terapinin önemli bir kısmı aileyle birlikte yürütülür. Dil ve konuşma terapisti önce çocuğun konuşmasını farklı ortamlarda değerlendirir ve ailenin gözlemlerini dinler. Ardından ailenin evde uygulayacağı, kanıta dayalı yöntemlerle yapılandırılmış bir program planlanabilir. Erken dönemde başlanan terapinin etkili olduğunu gösteren çalışmalar vardır; bu yüzden "nasılsa geçer" düşüncesiyle uzun süre beklemek önerilmez.
Kekemelik, çocuğunuzun ömür boyu taşıyacağı bir etiket değildir. Doğru bilgi ve sakin bir aile ortamı, çocuğunuzun konuşmaktan keyif almaya devam etmesi için atılabilecek en değerli adımlardır.
Bu konuda destek almak ister misiniz?
E-Terapistim'de şehrinizdeki onaylı dil ve konuşma terapistlerini inceleyebilirsiniz.
Son güncelleme: 22 Ekim 2026. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavinin yerine geçmez. Editör iletişim: [email protected]
Kaynaklar
- ASHA. Fluency Disorders (Practice Portal)
- NIDCD. Stuttering